Güzelliğin Dünyasına Hoşgeldiniz...

WhatsApp: (0532) 312 78 09 | Tel: (0212) 292 03 33 – 34

Yağ Enjeksiyonu

yag-enjeksiyonu

Yüz yağlanmasının ilk belirtileri genelde sanıldığı gibi ciltteki kırışıklıkların ortaya çıkması ve derinleşmesi değildir. Kırışıklardan daha önemlisi yüze yağlı  ve yorgun bir ifade veren yüzün özellikle orta bölümünde dolgunluğu sağlayan yağ yastıklarının erimeye başlamasıdır.

Yüzde oluşan kırışıklıklar genellikle 30’lu yaşların sonlarında dikkat çekmeye başlar. Ancak bundan 10 yıl önce yüz dolgunluğunu kaybetmeye başlar. Özellikle gözkapaklarının altında mevcut yağ yastıklarının erimesi 3 önemli probleme yol açar.

• Yüzün orta kısmı boş iskeletsi bir hal alır
• Yüzdeki çizgiler derinleşir
• Gözkapakları sarkmaya başlar.

Bu problemlerin hepsini birden çözmek için yüzün orta kısmında boşalan bölgenin tekrar kişinin kendi dokusu ile dolgunlaştırılması gerekir
Günümüzde yağ transferi amacı ile 2 yöntem kullanılmaktadır.

1. Konvansiyonel yağ  enjeksiyonu
2. Mikro yağ transplantasyonu

Bu iki yöntem arasyndaki fark enjekte edilen miktarın kalıcılığındadır. İlk yöntemde alınan yağ  olduğu gibi ve kitle halinde enjekte edilirken, mikro yağ naklinde yağ düşük basınçta dokuya zarar verilmeden alınır, özel bazi islemden geçirilir, ve dokuya katman katman çok küçük miktarlarda ekilir. Bu şekilde, konulan yağ hücrelerinin erime oranı % 80’lerden % 30-40’lara indirilmiştir.

Eski yağ enjeksiyonlarynda uygulamanın kalıcılığını arttırmak için tekrar yapılması gerekiyordu. Bu amaçla hücrelerin dondurulması ise tekrarlayan enjeksiyonlarda vücuda ölü hücrelerin verilmesi ile sonuçlanırken ne yazık ki bir işe de yaramıyordu.

Canlı dokunun yağ enjeksiyonuna göre daha az miktarda verilmesi, yüzdeki dalgalanmaları ve aşırı şişlikleri engellemektedir. Ayryca hücreler vücutta canli kalışından genellikle tek bir enjeksiyon yeterli olmaktadır. Bu teknikte yağlanmaya başli olarak aşağı sarkan ya da boşalan yüz bölümlerinin (yanaklar, elmacik kemiklerinin üst kısmı ve dudak çevresi) karın ya da kalçadan alınan yağ ile doldurulmasi mümkündür.

Bu teknikte yaşlanmaya bağlı olarak aşırı sarkan ya da boşalan yüz bölümlerinin (yanaklar, elmacık kemiklerinin üst kısmı ve dudak çevresi) karın ya da kalçadan alynan yağ ile doldurulması mümkündür.

Bu yöntemin dolgu maddelerine göre avantajı hastanın yüzünün ihtiyaç duyduğu kadar yağın fazlalık bulunan vücut bölgelerinden (karyn yada kalça) alynıp kullanılabilmesi ve konulan yağın ortalama % 60 oranında kalıcı olmasıdır. Ayryca kullanılan hücreler hastanın kendi dokusu olduğundan hiçbir alerji riski yoktur.

Bu uygulamanın lokal anestezi altında, ameliyathane şartlarında yapılması, hastanın ağrı duyma olasılığını engeller ve enfeksiyon riskini ortadan kaldırır. Uygulama sonrasynda hasta 1-2 saat içinde normal hayatına dönebilir. Yüzde, 4-7 gün süren ve konulan yağ miktarına bağlı bir ödem ile hafif morluklar oluşabilir.

Tecrübeli ve uzman bir ekip tarafından uygulandığında son derece güvenilir ve başarılı bir yöntem olan yağ enjeksiyonu günümüzün en başarılı ameliyatsız yüz gençleştirme tekniklerinden biridir.

Daha detaylı bilgi için randevu alarak muayene olmanız uygun olur.